Yalçın & Özcan Hukuk Bürosu
← Tüm makaleler

26 Ekim 2026

12. Yargı Paketi: Vatandaşın Günlük Hayatını Doğrudan Etkileyen Değişiklikler

Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen düzenleme, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun ile yürürlüğe girdi. Paket; tazminat davalarından icra satışlarına, ceza yargılamasından faiz hesaplarına, idari yargıdan noterlik işlemlerine…

Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen düzenleme, 31 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7589 sayılı Kanun ile yürürlüğe girdi. Paket; tazminat davalarından icra satışlarına, ceza yargılamasından faiz hesaplarına, idari yargıdan noterlik işlemlerine kadar geniş bir alanda değişiklik getiriyor. Aşağıda, bir hukukçu olmasanız bile günlük hayatınızda karşınıza çıkabilecek en önemli başlıkları sade bir dille, örneklerle birlikte özetledik.

1. Faiz artık sabit bir oran değil, ekonomik göstergelere göre değişiyor

Yıllardır uygulanan sabit kanuni faiz oranı terk edildi. Bundan sonra faiz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranı esas alınarak belirlenecek. Yeni sistem iki aşamalı çalışıyor: Önce bir önceki yılın 31 Aralık tarihindeki reeskont oranının yüzde sekseni alınıyor. Ardından 30 Haziran'da bir kontrol yapılıyor; oran, yıl başındaki orandan beş puan veya daha fazla farklılaşırsa yılın ikinci yarısı için yeni oran geçerli oluyor.

Bunun pratik anlamı şu: Alacaklı olduğunuz bir para için hesaplanan faiz, ekonomik koşullara çok daha hızlı uyum sağlayacak. Uzun süren davalarda alacağınızın enflasyon karşısında erimesi büyük ölçüde azalacak. Kira alacağı, ticari alacak, icra takibi, nafaka birikmiş tutarı, kıdem tazminatı faizi gibi pek çok konuda hesabınız değişecek. Not: Aynı alacağa, yılın farklı dönemlerinde farklı oranlar uygulanabileceği için faiz hesabı artık daha teknik bir iş hâline geldi.

2. "Belirsiz alacak davası" kaldırıldı, yerine yeni bir güvence geldi

Özellikle işçilik alacakları, tazminat ve sigorta davalarında sık kullanılan bir dava türü vardı: Davanın açıldığı anda alacağın tam miktarı bilinemediğinde, kişi bir miktar göstererek dava açıyor; bilirkişi raporu ile gerçek miktar ortaya çıktığında ise talebini artırabiliyordu. Bu dava türü kaldırıldı.

Ancak kanun koyucu burada bir boşluk bırakmadı; aynı koruma "kısmi dava" kurumuna taşındı. Artık alacağınızın yalnızca bir kısmını dava edebiliyorsunuz; kalan kısmı da aynı dava içinde, ıslah dilekçesi vermeye gerek kalmadan, tahkikat (yargılamanın delil toplama aşaması) sona erene kadar bir kez talep edebiliyorsunuz. En kritik nokta şu: Dava açtığınız tarih, alacağınızın tamamı bakımından zamanaşımını kesmiş sayılıyor. Yani "geç kaldım, kalan alacağımı isteyemem" korkusu büyük ölçüde ortadan kalkıyor.

3. Bedensel zarar ve destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcı ikiye ayrıldı

Trafik kazası veya iş kazası sonucu yaralanma ya da bir yakınını kaybetme hâlinde hesaplanan tazminatta yeni bir sistem geldi. Tazminat artık iki ayrı döneme bölünüyor:

  • Geçmiş (bilinen) dönem: Kazanç belgeleri ile somut olarak tespit edilebilen dönem. Bu kısma olay tarihinden itibaren kanuni faiz işleyecek.
  • Gelecek (bilinmeyen) dönem: Kişinin yaşam ve çalışma süresi varsayımlarına dayanılarak hesaplanan dönem. Bu kısma ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işleyecek.
  • Ayrıca dava açılmadan önce ve tahkikat başlayana kadar yapılan kısmi ödemeler, artık "ödeme tarihindeki tazminata oranı korunarak" (oransal mahsup yöntemiyle) toplam tazminattan düşülecek.

Bu düzenleme paketin en tartışmalı maddesidir. Uygulamada hak sahiplerinin eline geçecek toplam tazminatı azaltabileceği, buna karşılık sorumlu tarafın ve sigorta şirketlerinin faiz yükünü hafifletebileceği değerlendirilmektedir. Kritik uyarı: Yeni hükümler yalnızca 31 Temmuz 2026'dan sonra meydana gelen kazalara uygulanacak. Daha önce yaşanmış olaylarda, bugün dava açılsa dahi eski faiz rejimi geçerli olacaktır.

4. Davaların uzamasını engelleyen yeni süre kuralı

Duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemeyecek. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe yoluyla işlem yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini tutanağa yazarak daha uzun süre belirleyebilecek. Amaç, dosyaların uzun süre işlemsiz kalmasını önlemek ve makul sürede yargılanma hakkını güçlendirmek.

Yine sanal (e-duruşma) yoluyla duruşmaya katılanlar bakımından, "ıslak imza" gerektiren beyanlar konusunda kolaylık sağlandı. Feragat, kabul, sulh, yeminden vazgeçme gibi kritik işlemler saklı kalmak kaydıyla, artık e-duruşmaya katılanlardan elle imza alınması gerekmeyecek. Bu madde 31 Ekim 2026'da yürürlüğe girecek.

5. İcra satışları ve miras kalan taşınmazlar: Vatandaşın en çok merak ettiği düzenleme

Paketin en çok konuşulacak bölümü, kardeşler ve mirasçılar arasında ortak olarak kalan taşınmazların satışını düzenleyen hüküm oldu. "Ortaklığın giderilmesi" ya da halk arasında bilinen adıyla "izale-i şüyu" davaları, bir ailede taşınmazın paylaşılamaması hâlinde mahkemeye gidilerek taşınmazın satılıp bedelinin paylaşılmasını sağlayan davalardır. Uygulamada en çok şikâyet edilen konu şuydu: Taşınmaz, ailenin dışından bir yatırımcıya, kimi zaman çok düşük bir bedelle, ilk artırmada geçebiliyordu. Yeni düzenleme tam bu noktaya müdahale ediyor. İşte madde madde:

a) İlk artırma artık yalnızca mirasçılar arasında yapılacak

Taşınmazın tüm malikleri taşınmazı miras yoluyla edinmişse ve mirasçılar dışında hiçbir üçüncü kişinin mülkiyet hakkı yoksa, ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğinde ilk açık artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak. Bu özel usul bir defaya mahsus uygulanacak. Yani aile, taşınmazın kendilerine geçmesi için ilk ve öncelikli bir fırsat elde edecek.

b) İlk artırmada teklif, taşınmazın tam değerini karşılamak zorunda

Normal icra satışlarında ilk turda muhammen kıymetin (tahmini değerin) yüzde altmışı, ikinci turda yüzde kırkı yeterlidir. Ancak bu yeni usulde ilk artırmada teklifin, taşınmazın muhammen kıymetinin tamamını (yüzde yüzünü) ve ayrıca satış masrafları ile güvence altına alınmış öncelikli alacakları geçmesi gerekiyor. Bu şart, taşınmazın düşük bedelle elden çıkarılmasını engellemeyi amaçlıyor. Mirasçılar arasında alıcı çıkmazsa ikinci artırma genel hükümlere göre, herkese açık olarak yapılacak ve bu kez muhammen kıymetin yüzde ellisi esas alınacak.

c) Teminat muafiyeti kaldırıldı: Artık paydaşlar da teminat yatırmak zorunda

Eski uygulamada, artırmaya katılan pay sahipleri payları oranında teminat yatırmaktan muaf tutuluyordu. Bu muafiyet, bazı kişiler tarafından kötüye kullanılabiliyordu: Kişi teminat yatırmadan çok yüksek bir teklif veriyor, ihaleyi kazanıyor ancak bedeli ödemeyerek satışın tekrarını sağlıyordu. Yeni düzenlemeyle bu muafiyet kaldırıldı. Bundan sonra paydaşlar da diğer katılımcılar gibi teminat yatırmak zorunda. Hazine ise tüm açık artırmalarda teminattan muaf tutulmaya devam ediyor.

d) İhale bedelini yatırmayana ağır yaptırım

En yüksek teklifi verip de ihale bedelini süresi içinde yatırmayan alıcı için artık ciddi sonuçlar var:

  • Yatırdığı teminat iade edilmez; önce satış masrafları bu teminattan karşılanır, kalan kısım hak sahiplerine ödenir.
  • Ortaklığın giderilmesi satışında bedeli yatırmayan kişi bir paydaş (mirasçı) ise, teminatın tamamı diğer pay sahiplerine payları oranında ödenir.
  • İhale bedelini süresinde yatırmayan alıcıya ayrıca, teklif ettiği bedelin yüzde beşi oranında idari para cezası verilir. Bu ceza, 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.

e) Satış isteyen alacaklı olup da bedeli yatırmayanlara özel kural

İhaleyi kazanan kişi, satışı talep eden alacaklının kendisiyse ve bedeli yatırmazsa, muhammen bedelin yüzde onu kendi alacağından mahsup edilir. Ayrıca o satış için yapılan masraflar borçluya yüklenmez, alacaklının üzerinde bırakılır. Bu düzenleme, satış sürecinin sonuç doğurmasını engelleyecek davranışları caydırmayı hedefliyor.

f) Kritik geçiş hükmü

Bu yeni kurallar, 31 Temmuz 2026 tarihinden önce ilanı yapılmış açık artırmalara uygulanmayacak; o artırmalarda eski hükümler geçerli olmaya devam edecek. Dolayısıyla dosyanızın hangi tarihte ilan edildiği, hangi rejime tabi olacağını belirleyecek.

Özetle ne değişiyor? Bir ailede ortak miras kalan taşınmaz, artık doğrudan dışarıdan bir yatırımcıya düşmeyecek; ilk turda mirasçılara, taşınmazın gerçek değeri üzerinden satın alma önceliği tanınacak. Paydaşların teminat muafiyeti kaldırıldığı için, ihaleye girip bedeli ödememek gibi suistimaller caydırılacak. Bu düzenleme, aile taşınmazlarının düşük bedelle elden çıkmasını önlemeyi amaçlıyor. Ancak mirasçılar lehine sınırsız bir ön alım hakkı getirilmediği; taşınmazın yine de gerçek değeri üzerinden alınması gerektiği unutulmamalı.

6. Hesabını başkasına kullandıranlar için ceza indirimi (ama af değil)

Dolandırıcılık olaylarında kullanılan banka hesabı, kart veya ödeme aracı bilgilerini başkasına veren kişiler bakımından yeni bir hüküm getirildi. Kişinin suça katkısı yalnızca hesap veya ödeme aracının kullanılmasını sağlamaktan ibaretse, verilecek ceza yarı oranında indirilebilecek. Kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdindeki hesaplar da açıkça kapsama alındı.

Bu bir genel af ya da toplu ceza indirimi değildir. Suç planının hazırlanmasına katılan, mağdurla doğrudan iletişim kuran, hileli davranışları bizzat gerçekleştiren ya da suçun icrasında aktif rol üstlenen kişiler bu indirimden yararlanamayacak. Ayrıca bu indirim, mevcut etkin pişmanlık hükümlerinden bağımsızdır; ikisi ayrı ayrı değerlendirilir.

7. Kısaca diğer başlıklar

Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satışı UYAP'a entegre elektronik satış portalı üzerinden yapılabilecek. Tasarruf sahibinin malının gerçek değerine yakın bedelle satılması hedefleniyor.

İşkence, eziyet ve kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği kötü muamele niteliğindeki suçlarda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanamayacak. Amaç, ağır insan hakkı ihlallerinde cezasızlığın önlenmesi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi genişletildi; itiraz süresi bir aydan üç aya çıkarıldı.

İdare mahkemelerinde tek hâkimle görülecek davaların parasal sınırı 486.000 TL'ye yükseltildi. Ayrıca öğrenci disiplin cezaları, kamu görevlilerinin izin/yolluk/lojman işlemleri gibi pek çok dava tek hâkimle görülmeye başlanacak.

Hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda gereksiz bilirkişiye başvurulması disiplin yaptırımına bağlandı. Gereksiz bilirkişi incelemelerinin davaları uzatması hedefleniyordu; bu düzenlemeyle bir denge kurulmaya çalışılıyor.

Genetik inceleme (DNA) verilerinin saklanması, kullanılması ve imhası ayrıntılı biçimde düzenlendi. Veriler, belirli hâller dışında yirmi yıl sonra imha edilecek.

Paketin sınırları: Neyi düzenlemiyor?

Sosyal medyada ve kamuoyunda dolaşan bazı beklentiler bu pakete girmedi. Pakette genel af, özel af, infaz indirimi veya denetimli serbestlik düzenlemesi bulunmuyor. Süresiz nafaka reformu da bu pakete alınmamış durumda; Adalet Bakanlığının, boşanma ve nafaka konularına yönelik ayrı bir ikinci paket hazırlığı içinde olduğu açıklandı. Benzer şekilde İdareye icra öncesi başvuru zorunluluğu, tapuda avukat zorunluluğu gibi komisyon aşamasında tartışılan bazı başlıklar nihai metne girmedi.

Son söz

  1. Yargı Paketi, ağırlıklı olarak bir "usul reformu" niteliğinde. Yargılamaları hızlandırmak, dosyaların uzamasını önlemek ve ekonomik koşullara uyum sağlayacak bir faiz sistemi kurmak paketin ana amacı. Ancak içindeki maddeler — özellikle tazminat faizinin bölünmesi ve miras taşınmazlarına ilişkin yeni satış usulü — tek bir kalıba sığmayacak kadar somut olay özellikli. Her dosyanın açılış tarihi, olay tarihi ve hangi aşamada olduğu, yeni hükümlerden nasıl etkileneceğini doğrudan belirliyor. Bu yazıyı okuduktan sonra, kendi hukuki durumunuza ilişkin somut bir adım atmadan önce mutlaka bir avukattan görüş almanızı tavsiye ederiz.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut olayınıza ilişkin hak kaybı yaşamamak için bir avukata başvurmanız önerilir.